Göztepe Uniforce - Destekçisi Olamayız
Göztepe'ye pırıl pırıl üyeler, yöneticiler yetiştirip, tüm dünyada adı geçen bir Göztepe gücüne hizmet etmeyi amaçlayan oluşumumuz, ne yazık ki sportif başarıdan öte, endüstriyel futbolun inceliklerini kabullenememektedir. Üyelerimiz arasında, bütün olan bitenin, Göztepemize karşı yıllardır sürdürülen "terkediş" politikasına karşı ilk "çivi çiviyi söker" hareketi olduğunu belirtenler bulunmaktadır. Saygı duyduğumuz bu görüşün yanında, genel itibariyle Göztepe UniForce'un amaçları ve Göztepe taraftarlarının son aylarda netleşen genel istekleri çerçevesinde, öncelikli beklentilerimizin arasında böyle bir girişimin olduğu kesinlikle söylenemez. Şuanda, bir girişim ile gerçekleşen üst lig yerine, meyveleri belki 10 yıl sonra toplanacak bir yatırıma gidilmesi bile, bizleri daha çok memnun ederdi.
"Altın çamura atılmakla değeri düşmez", bestedeki gibi 83 sene gururluyduk, bundan sonra da gururlu olacağız. Yapılan girişim, Türk futbolunun geldiği noktada diğer bir çok örneğin yanında çok basit ve masum kalan bir takastır. Yine de, biz taraftarlar, uzun vadeli düşünerek, gelen 2 tane futbolcuya, çıkılan bir lige göre alkış tutmak değil; açılan tesislere, kurulan mağazalara, satılan kombinelere, taraftarına 'manevi' destek olan yönetimlere alkış tutmak isteriz.
Bu vaziyet içerisinde bizi en çok yaralayan da, aynı şeyleri ısıtıp, evirip, çevirip önümüze koyan haberler oldu. Şuanda 3. ligde 'hangi futbolcularla oynamamız gerektiğinin hesaplarını' yapamıyoruz. 'Rakiplerimiz bunlar bunlardır tanıyın' diyemiyoruz. Göztepe'miz profesyonel bir yönetim ile yönetilmesine karşın, bu takımı rencide etmek için akbaba gibi bekleyen çevreler hala bir keskin nişancı gibi beklemekteler. Kulübümüz artık bir prim odağı olmamalıdır. Göztepe bundan sonra sadece başarılarıyla anılan, yönetiminin atacağı adımlara bütün taraftarların güvenebileceği bir kulüp haline gelmelidir.